Hastalıklar
Hastalara Öneriler
Bel Hastaları İçin Diyet
Bebek Çocuk Beslenmesi
Faydalı Bitkiler
Bülent Yıldız Kimdir?
Galeri
Anasayfa

 


Sorularınız için bana dr.bulentyildiz@yahoo.com adresinden ulaşabilirsiniz...

 

  Ciddiye almazsanız bu hale gelebilirsiniz!

 
Ziyaretci: 3190

BELİN ANATOMİSİ

- Omurgada boyun, sırt ve bel   bölgesinde 3 adet doğal eğrilik (kavis) vardır.

- Bu eğrilikler sayesinde   omurgamız üstüne düşen yük   miktarını en aza indirir ve esnek   bir biçimde hareket edebilir.

- Bel bölgesi 5 adet omur ve   sakrum(sağrı) kemiğinden oluşur.

- Omurlar üst üste gelerek; içinden   omurilik ve sinirlerin geçtiği   omurga kanalını oluşturur.

- Omurga omuriliği ve sinirleri   korur; vücudumuzun hareketini   sağlar.

- Omurlar birbirlerine önde "disk" dediğimiz yastıkçıklar,   arkada "faset" eklemleri ile tutunurlar.

- Diskler aslında omurların birbirine sürtünmesini engelleyen   jöle kıvamında amortisörlerdir.

- Disklerin görevi yürüme, oturma, yük kaldırma sırasında   oluşan sarsıntıları emmek, omurların üzerine düşen yükü eşit   olarak azaltarak, ağırlığı dengeli biçimde alt seviyelere   iletmektir.

- Omurlar birbirlerine arkadan iki adet faset eklemi ile tutunur.

- Faset eklemleri vücut yükünün % 5-20' sinin taşınmasından sorumludur.

- Kötü kullanıma bağlı yük miktarı arttırılırsa faset eklemlerinde zamanla bozulmalar ve   ayrılmalar oluşur.

- Her disk iki bölümden oluşur: sağlam liflerle örülmüş   dış bölüm yumuşak ve jölemsi iç bölüm.

- Sağlam dış bölüm yumuşak ve jölemsi iç bölümü korur   ve esnek hareketi sağlar.

- Omurga bu oluşumlar dışında bağlar ve kaslar   tarafından desteklenir. Bağlar, diskleri ve omurları   yerinde tutan sağlam şeritlerdir.

- Kaslar ise hareketi denetler, omurgayı destekler ve   sağlamlık kazandırır.

- Omurilik beyinimizin verdiği emirleri vücudumuzun diğer bölümlerine taşınmasından   sorumludur.

- Omurilik üst bel bölgesinde sonlanarak bacak kaslarına, idrar kesesine, cinsel organlara   giden sinir dalları verir.

- Bu sinirler bacağın hareketini, hissini, idrar çıkarma, dışkılama ve cinsel fonksiyonunuzu   sağlar.



BEL FITIĞI NASIL OLUŞUR

Ağır bir yükü kaldırmak veya ters bir hareket yapmak gibi pekçok dış faktörün yanında kişiye ait faktörler de bel fıtığının oluşmasında önemli rol oynarlar. Çünkü öyle insan vardır ki 120 kg. kaldırır, hiçbir şey olmaz; öylesi de vardır ki 5 kg. kaldırır, bel fıtığı olur.

Kişiye ait faktörlerin başında omur kemikleri arasında bulunan ve disk adı verilen kıkırdaklardaki dejenerasyon gelir. Kâinatta hiçbir şeyin tesadüfe bırakılmamış olması gibi diskin beslenmesi de belirli bir plan ve program dahilinde gerçekleşmektedir. Belirli maddeler diskin belirli yerlerinden geçmektedir. Ancak yaş ilerledikçe diski besleyen damarlar da azalır ve yaklaşık sekiz yaşından sonra hiç görülmezler. Bu yaştan sonra diskin beslenmesi diffüzyonla olur. Disklerin ihtiva ettiği su oranı da çocuk yaştan itibaren yavaş yavaş azalmaya başlar. Bir ceninin diskinde su oranı % 90 iken, çocuklarda bu oran % 80'e, yetişkinlerde ise % 50-60'a düşer. Neticede disk de giderek küçülür ve yüksekliği azalır. Buna disklerdeki beslenme bozukluğu ve mikro seviyedeki değişiklikler ile kimyasal değişiklikler ve disk üzerine uygulanan mekanik kuvvetlerin yaptığı dejenerasyon eşlik eder. Diske giren oksijen ve besin miktarı giderek azalırken metabolizma artıklarının atılması zorlaşır. Disk zamanla elastikiyetini yitirir, artık kuvvet aktarma ve kuvveti çevre dokularda dengeli bir şekilde yayma görevini yapamaz olur. Diskin içinde bulunan ve tamir görevi üstlenen destek hücrelerinin sayısı da yaş ilerledikçe azalır. Tamir olayı zayıflar. Mikro düzeyde bulunan çatlaklar üzerine aşırı yük binince veya kişi yanlış bir hareket yaptığında diskin içindeki yumuşak kısım etrafındaki kapsülü kolayca yırtarak dışarıya doğru çıkar ve bel fıtığı oluşur. Yani zemin hazır hale geldikten sonra bardağı taşıran son bir damla gerekmektedir ki bu, hafif bir cismi kaldırmak veya sadece öksürmek de olabilir.

Bel ve bacak ağrısı en belirgin şikâyettir. Fakat bazen bel veya bacak ağrısından sadece biri de bulunabilir. Hareket kısıtlılığı, topallayarak yürüme, vücudun bir tarafa doğru çarpılması gözlemlenebilir. Ağrıyla birlikte bacaklarda uyuşma, karıncalanma, hastalık ilerledikçe kuvvet kaybı ve incelme (atrofi) görülebilir. Sinirlere genişçe basan fıtıklarda cinsel fonksiyonlar olumsuz etkilenebilir.

Bazen orta hattan omurilik kanalına doğru uzanarak sinirleri sıkıştıran büyük bel fıtıklarında ağrının yanında idrar ve büyük abdestini tutamama veya yapamama gibi rahatsızlıklar ile bacaklarda felce doğru gidiş, süvari yaması tarzında (oturak civarında) duyu kaybı ve cinsel fonksiyon bozuklukları ortaya çıkabilir. Bu klinik tabloya kauda ekuina sendromu adı verilir. Omurilik kanalı dar olan hastalarda küçük orta hat fıtıkları bile benzer şikayetlere yol açabilir. Hastalığın bu derecede ilerlemesine müsaade edilmemeli, zamanında müdahale ile uygun bir tedavi gerçekleştirilmelidir.

Bel fıtığında bel ve bacak ağrısı öksürmekle, yürümekle, iş yapmakla ve ayakta kalmakla artarken sert yatakta yatmakla azalabilir.

 

BEL FITIĞI TEDAVİSİ

Erişkinlerin %80 i hayatlarında en az bir kere bel ağrısı, atağı geçirirler. Bel ağrılarının %90 ı bir iki haftada iyileşir. Sadece ağrıyla başvuran başvuran hastaların %90 ı ilk epizotta medikal tedaviyle düzelir. Daha sonraki ikinci ve üçüncü epizotlarda iyileşme şansı yüksek olmasına rağmen cerrahiye aday olma şansı artar. Bel ağrılarında dört, siyadaljide yedi günlük yatak istirahati yeterli olur. Daha sonra semptomların azalmasından iki haftasından itibaren egzersiz programları yürüme, yüzme, dik pozisyonda bisiklet kullanma tolere edebildiği ölçüde uygulanır. Öte yandan terapötik egzersizler omurganın pozisyonunu düzelterek ağrıyı kontrol eder. Zayıf kaslar güçlenerek bele gelen mekanik stres azalmış olur. İlaçlar da hafif bel ağrılarında gereksizdir. Bel fıtığı ameliyatında amaç nöral dekompresyonu sağlayarak hastanın yakınmalarını gidermektir. Ameliyat posterior yolla genel veya epidral anestezi altında yapılır. Bu ameliyatı yaparken mikroskop kullanılması cerrahın tercihine ve imkanlara bağlıdır. Ameliyatta amaç ağrıyı özellikle de bacak ağrısını ve motor kaybı iyileştirmektir. Cerrahide doğru vaka seçiminde başarı oranı %95 tir. Ameliyat sonrası çalışma hayatına geçildiğinde rekürren bel ağrısı oranı %25 tir.

 

BEL AĞRILARI HAKKINDA

  • Konservatif Tedavi

    Yatak istirahatı: 4-7 gün ortopedik bir yatakta dizler
    hafif karına doğru çekik şekilde yatak istirahatı idealdir.

    Uzun süre yatmak kasları zayıflatır, iyileşme süresini geciktirebilir.





    İlaçlar :

  • Ağrı Kesiciler: Ağrıyı azaltır.
  • Anti-Enflamatuar İlaçlar: Belde enflamasyonu önleyerek ödemi çözer ve ağrıyı keser.
  • Kas Gevşetici İlaçlar: Kas spazmını çözer, sinir iritasyonunu azaltır.
  • Anti-depresanlar: Bel ağrısı tedavisinde ilk tedavi seçeneği değildir. Mutlaka kronik dönemde ve doktor denetiminde kullanılmalıdır.

    Fizik tedavi: Bel ağrısında ilk 48 saatte soğuk uygulaması ödemi azaltırken, geç dönemde sıcak uygulaması kas spazmını ve oluşmuş ödemi çözer.

    Masaj, Hidroterapi (su tedavisi), Ultrason, Elektrikli Sinir Dalgaları (TENS) diğer tedavi yöntemleri olup mutlaka uzman kişilerce uygulanmalıdır.

    Bel Kuşakları ve Korseler: Takılan bel kuşakları hatırlatıcı olması sebebiyle bel hareketlerinin daha dikkatli yapıldığı kesindir. Ayrıca beli sıcak tutar.

    Korse uygulaması genel olarak psikolojik destek ve ameliyat sonrası iyileşme evresinde kullanılması dışında önerilmemektedir.

    Korse uygulaması vücudun doğal korsesi olan kasları güçsüzleştirmekte, bu da iyileşmeyi geciktirmektedir.

Omurgaya El ile Müdahale, Bel Çektirme (Şiropraksi):
Bu müdahale şeklinin nasıl yararlı olduğu bilinmemektedir. Ancak bel ağrılı çok sayıda hasta bu yöntemin üstünlüğüne inanmaktadır.

Ciddi bel fıtığı, romatizma yakınmaları, tümör, enfeksiyon gibi ciddi rahatsızlığı olanların uzak durması gerekmektedir. Düzeltmek adına sonuç daha da kötü olabilmektedir.

Enjeksiyon Tedavisi:
Ağrıya neden olan yeri bulup
oraya ağrı oluşumunu engelleyen ilaçlar verilebilir.
Tedavi dışında tanı koymakta da yardımcıdır.

Akupunktur, Biyolojik Geri İletim (Biyoenerji): Kısa süreli düzelme sağlamakla birlikte bel ağrılarının önlenmesi ve iyileşmesindeki etkisi kanıtlanamamıştır.

Eğitim (Bel Okulları, İş Ortamı): Bel okulları günlük hayatta yanlış bel hareketlerini tanıtarak pratik bilgiler verir. Belimizin güçlü ve hareketli olması sağlanır.

Çalışma şartlarının ve iş ortamının beli koruyacak şekilde iyileştirilmesi hedeflenir.

Gerginliği- Stresi Azaltma ve Egzersiz:
Gerginlik- stres belimizin en önemli düşmanıdır. Yasaklar, iş ortamının stresi, biriken borçlar, aile kavgaları ve ekonomik sorunlar gerginliği her zaman arttırır. Stres ve gerginlik kaslarımızın kasılmasına sebep olur. Yaşam biçimimizde gerginliği azaltma yollarından birkaçı şunlardır:

  • Düzenli egzersiz
  • Tatil
  • Sauna / Jakuzi / Kaplıca
  • Masaj
  • Yoga / meditasyon
  • Hobiler
  • Sosyal uğraşılar
  • Güzel sanatlar
  • Uygun ilişkiler, motivasyon